24.11.2020
Plenarsaal der Hamburgischen Bürgerschaft. Bildquelle: Christoph Braun, Wikimedia

„Ausländerbeirat“ oldu „Integrationsbeirat“

Neuer Name, alter Inhalt. Aus „Ausländerbeirat“ wurde „Integrationsbeirat“

Hier der Link zur Rede in der Bürgerschaftssitzung am 2. September 2020

2 Eylül 2020, çarşamba günü Hamburg Eyalet Parlamentosu’nun gündemindeki konulardan biri de eskiden ‚Ausländerbeirat‘ olarak bildiğimiz işlevsiz, hukuki, politik hiç bir yetkisi olmayan bu yapılanmanın hükümet ortakları tarafından ‚Integrationsbeirat‘ olarak yeni isimle sunulmasıydı. Tıpkı koalisyon hükümetinin ‚Ausländerbehörde’ye yeni isim vererek ‚Migrationsbehörde‘ yapması gibi. İçerik aynı, isim yeni. Ne acıdır ki bu konuda eskiyi yeniymiş gibi sunma görevlerini de yine göçmen kökenli vekillere vermişler.

Hamburg Senatosu’nu oluşturan partilerin temsilcilerinin kendi ifadelerine göre 2016 yılının sonunda Hamburg’da 630 bin göçmen kökenli insan yaşıyormuş. Bu rakam Düsseldorf veya Stutgart gibi şehirlerin nüfusuna eşdeğer. Yani Düsseldorf veya Stuttgart gibi şehirlerin nüfüsuna eşdeğer olan bir topluluğu ilgilendiren tüm konularda yasal, ekonomik ve politik hiç bir karar yetkisine sahip olmayan ‚Integrationsbeirat’lar göçmenlere yönelik politikaların belirlenmesinde yön verecek danışma kurulları olacaklarmış. Ayrıca bu danışma kurulları Hamburg ilçeleri ile daha sıkı bir çalışma yürüteceklermiş. Mış, miş, falan filan.

Hamburg’da 1937 yılından, yani faşizm döneminden kalan bir yasa (Groß-Hamburg-Gesetz) hâlâ yürürlükte. Bu yasaya göre ilçelerdeki tüm kararlarda Hamburg Senatosu nihai karar merciidir. İstediği zaman ilçelerde alınan kararları iptal edebiliyor. Bunun sayısız örnekleri var. Bu durumda ilçelerde bu danışma kurulları hangi yetkiyle bağlayıcı kararlar önerecekler veya alacaklar? Ne gibi güvenceleri vardır? Asıl mesele ama bunca göçmenin yaşadığı bir kentte neden hâlâ bir göçmenlik dairesi veya Hamburg Senatosu’na doğrudan bağlı bir yapılanma yok? Neden bu toplumun bir parçası olduğumuz hâlâ kabullenilmiyor? Neden ‚integration‘, yani uyum? Neden tüm farklılıklarımıza rağmen eşit haklara sahip insanlar olarak kabul edilmiyoruz?

Neden bir taraftan uyum diyeceksin ama diğer taraftan 60 yılı aşkın bir süredir bu memlekette yaşayan insanlara hâlâ temel haklardan biri olan seçme ve seçilme hakkını vatandaşlık durumuna bakılmaksızın vermeyeceksin? Uygulanan veya geliştirilen politikalara göçmen örgütlenmeleri ne kadar dahil ediliyor? Göçmenlerin ve onların örgütlenmelerinin dahil olmadığı hangi politikalar adil ve ileriye dönük olabilir? Yani eskiyi süsle, boya ve yeni diye göçmenlerin önüne koy. Uyutma, inkâr politikalararına devam.

Bildquelle des Plenarsaals der Hamburgischen Bürgerschaft: Christoph Braun, Wikimedia

Metin Kaya

Metin Kaya

Mitglied der Hamburgischen Bürgerschaft (MdHB) Fraktion DIE LINKE

Alle Beiträge ansehen von Metin Kaya →